Reklam

30 Mart 2015 Pazartesi

Ona birde makyajsız bakın

“İnsan Barbie” olarak tanınan Ukraynalı Valeria Lukyanova’nın makyajsız hali şaşırttı…


Avladıkları hayvanı satan aile müthiş bir gerçekle karşı karşıya kaldı.


Avladıkları hayvanı satan aile müthiş bir gerçekle karşı karşıya kaldı.


Barbie bebeklere benzemek için sayısız kez ameliyat olan Valeria Lukyanova, artık yemek yemeyeceğini açıklaması tartışma yaratmıştı.


Avladıkları hayvanı satan aile müthiş bir gerçekle karşı karşıya kaldı.


‘İnsan Barbie’ Lukyanova, makyajsız halini sosyal medya hesabından yayınlayınca hayranlarını şaşırttı.


Avladıkları hayvanı satan aile müthiş bir gerçekle karşı karşıya kaldı.


Avladıkları hayvanı satan aile müthiş bir gerçekle karşı karşıya kaldı.


Avladıkları hayvanı satan aile müthiş bir gerçekle karşı karşıya kaldı.


Avladıkları hayvanı satan aile müthiş bir gerçekle karşı karşıya kaldı.


Avladıkları hayvanı satan aile müthiş bir gerçekle karşı karşıya kaldı.


 


Avladıkları hayvanı satan aile müthiş bir gerçekle karşı karşıya kaldı.


Avladıkları hayvanı satan aile müthiş bir gerçekle karşı karşıya kaldı.



Ona birde makyajsız bakın

20 Mart 2015 Cuma

Radyocular.com | Radyo ve Radyocuların Haber Portalı


Radyocular.com 12 Ocak 2015 tarihinde “Radyo ve Radyocuların Haber Portalı” sloganıyla yayın hayatına başladı.


Deneyimli ve geniş kadrosuyla radyo ve radyocuların nabzını tutarak, radyolarda yaşanan gelişmeleri ve radyocularla ilgili haberleri hızlı ve tarafsız bir şekilde radyo severlere aktarmayı ilke edinmektedir.



Radyocular.com | Radyo ve Radyocuların Haber Portalı

18 Mart 2015 Çarşamba

Kurtlar Vadisi Pusu 251. Bölüm Fragmanı



Kurtlar Vadisi Pusu 251. Bölüm Fragmanı

İBOCAN - NEYİN KAFASINI YAŞIYORSUN SEN - AŞK MÜZİK İLE AKUSTİKLİ GÜNLER



İBOCAN - NEYİN KAFASINI YAŞIYORSUN SEN - AŞK MÜZİK İLE AKUSTİKLİ GÜNLER

SEDA KARA - HİKAYE - AŞK MÜZİK - 2015



SEDA KARA - HİKAYE - AŞK MÜZİK - 2015

FERHAT ALTUNTAŞ - AKLIMA DÜŞMEYE GÖRSÜN - AŞK MÜZİK - 2015



FERHAT ALTUNTAŞ - AKLIMA DÜŞMEYE GÖRSÜN - AŞK MÜZİK - 2015

ÇELEBİ ERTAŞ - HANÇER YARASI - AŞK MÜZİK - 2014



ÇELEBİ ERTAŞ - HANÇER YARASI - AŞK MÜZİK - 2014

İSMET ŞEKERCİ - AŞK OKU - AŞK MÜZİK 2014



İSMET ŞEKERCİ - AŞK OKU - AŞK MÜZİK 2014

SAMET BURAK AY - SEN GİTTİN YA ŞİMDİ - AŞK MÜZİK 2014



SAMET BURAK AY - SEN GİTTİN YA ŞİMDİ - AŞK MÜZİK 2014

Ömer Faruk BOSTAN SENSİZ YAŞIYOM 2015 Evm Müzik Prodüksiyon DEVRİ ALEM



Ömer Faruk BOSTAN SENSİZ YAŞIYOM 2015 Evm Müzik Prodüksiyon DEVRİ ALEM

ANKARALI AŞKIN - BEN YOKUM ARTIK - AŞK MÜZİK - 2014



ANKARALI AŞKIN - BEN YOKUM ARTIK - AŞK MÜZİK - 2014

MEHMET DEMİRTAŞ - AYAŞ GÜZELİ - AŞK MÜZİK 2014



MEHMET DEMİRTAŞ - AYAŞ GÜZELİ - AŞK MÜZİK 2014

AHMET KÖLGE- İKİ DELİ - AŞK MÜZİK - 2015



AHMET KÖLGE- İKİ DELİ - AŞK MÜZİK - 2015

MUSTAFA BİÇER - KUTLUDÜĞÜN DİLE GELDİ - AŞK MÜZİK - 2014



MUSTAFA BİÇER - KUTLUDÜĞÜN DİLE GELDİ - AŞK MÜZİK - 2014

SALİH ATAÇ - SENİN ŞARKIN - AŞK MÜZİK - 2014



SALİH ATAÇ - SENİN ŞARKIN - AŞK MÜZİK - 2014

FAHRETTİN TUYAN - ANKARALI - AŞK MÜZİK - 2014



FAHRETTİN TUYAN - ANKARALI - AŞK MÜZİK - 2014

ÖZGÜR KOÇ - BUNUN ADI AŞK - AŞK MÜZİK - 2014



ÖZGÜR KOÇ - BUNUN ADI AŞK - AŞK MÜZİK - 2014

ÖMER FARUK BOSTAN - SENDE ANKARALISIN - AŞK MÜZİK - 2015



ÖMER FARUK BOSTAN - SENDE ANKARALISIN - AŞK MÜZİK - 2015

ALİ İĞDE - GURURMU YAPTIN - AŞK MÜZİK 2014



ALİ İĞDE - GURURMU YAPTIN - AŞK MÜZİK 2014

ARMAĞAN ARSLAN - PAŞA GÖNLÜM - AŞK MÜZİK 2014 ( RESMİ KLİP )



ARMAĞAN ARSLAN - PAŞA GÖNLÜM - AŞK MÜZİK 2014 ( RESMİ KLİP )

SEFA ÇELİK - EN BAŞA DÖNDÜK - AŞK MÜZİK - 2015



SEFA ÇELİK - EN BAŞA DÖNDÜK - AŞK MÜZİK - 2015

İSMET ŞEKERCİ AŞK DEDİĞİN YÜREK İSTER 2014 EVM MÜZİK PRODÜKSİYON



İSMET ŞEKERCİ AŞK DEDİĞİN YÜREK İSTER 2014 EVM MÜZİK PRODÜKSİYON

ANKARALI MAHMUT - NAZAR DEĞMESİN - AŞK MÜZİK - 2015



ANKARALI MAHMUT - NAZAR DEĞMESİN - AŞK MÜZİK - 2015

Torba Yasa komisyondan geçti


TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşmeleri süren Torba Yasa kabul edildi.


Çocuk yardımı, çeyiz hesaplarına devlet katkısı, 47 bin öğretmen kadrosu gibi düzenlemelerini de içeren “torba kanun teklifi”, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi.



Torba Yasa komisyondan geçti

17 Mart 2015 Salı

Siyah Mucize "Çörek Otu"

1280x720-qBN


Her derde deva olan çörek otu alternatif tedavide kullanılan şifa deposu bir bitki…

Kara şifa olarak tabir edilen çörek otu bir çok hastalığın tedavisinde alternatif tedavide kullanılan bir bitkidir.


Çörek otu bir çok hastalığa karşı koruyucu kalkan görevi görüyor…

Alternatif tedavi yöntemlerine başvuranlardan çörek otunun bağışıklık sistemini güçlendirdiği, alerji, solunum sistemi, romatizma, cilt, sinir sistemi ve böbrek hastalıklarına iyi geldiği biliniyor.


Kara şifa çörek otu özellikle bronşiyal astım hastalığında alternatif tedavi olarak kullanılmaktadır. Kalp sağlığını koruyucu etkisi çörekotunun faydaları arasındadır. Ayrıca çörekotunun antioksidan özelliği vardır. İltihap oluşumunu engelleyici etkisi vardır.Çörek otunun içindeki iltihap önleyici madde eklem iltihabı için yararlıdır. Prostat ve meme kanserini yavaşlatıcı etkinliği bulunur.


corek-otu



Siyah Mucize "Çörek Otu"

Ebru Gündeş 85 Bin TL'lik Saati ile Poz Verdi

Ebru Gündeş 85 Bin TL'lik Saati ile Poz Verdi

Sosyal medyayı sık kullanan ünlülerden olan Ebru Gündeş, ‘Ne konuştum bugün’ notuyla paylaştığı fotoğrafındaki saatinin 85 bin TL olduğu ortaya çıktı.



Ebru Gündeş 85 Bin TL'lik Saati ile Poz Verdi

Ferman Toprak'ın Nişan Yüzüğünü Sedat Peker Taktı

Ferman Toprak'ın Nişan Yüzüğünü Sedat Peker Taktı

Yeni albümünün tanıtımında sevgilisi Hilal Öztürk ile nişanlanan Ferman Toprak’ın nişan yüzüklerini Sedat Peker taktı.



Ferman Toprak'ın Nişan Yüzüğünü Sedat Peker Taktı

Star Wars 8 ne zaman vizyona girecek ?

star-wars-episode-7-image


Star Wars 8 için vizyon tarihi açıklandı. Yıldız Savaşları serisinin on filmi için hazırlıklar başladı.


Disney’in yıllık hissedarlar toplantısında konuşan yapımcı Bob Iger, uzun süredir ‘Yıldız Savaşları’ (Star Wars) meraklıları tarafından beklenen tarihi açıkladı.

Star Wars 8 için vizyon tarihi açıklandı. Yıldız Savaşları 7 Güç Uyanır filminin hemen ardından serinin 8’inci filmi çekilecek. Buna göre, sekizinci film 26 Mayıs 2017 tarihinde izleyiciyle buluşacak. Filmin senaryosunu yazıp yönetecek olan kişinin de Rian Johnson olduğu doğrulandı.


Kısa bir süre önce uçak kazası geçirip tedavi altına alınan ve serinin önceki filmlerinde Han Solo karakterini canlandıran Harrison Ford’un da başrollerde olması bekleniyor. Filmin senaryosunu yazıp yönetecek olan kişinin de Rian Johnson olduğu doğrulandı.

Kısa bir süre önce uçak kazası geçirip tedavi altına alınan ve serinin önceki filmlerinde Han Solo karakterini canlandıran Harrison Ford’un da başrollerde olması bekleniyor.

‘Yıldız Savaşları 7 – Güç Uyanıyor’ ise bu yıl Aralık ayında vizyona girecek.



Star Wars 8 ne zaman vizyona girecek ?

İzzet Yıldızhan'ın Abisi Mehmet Yıldızhan Hayatını Kaybetti

İzzet Yıldızhan'ın Abisi Mehmet Yıldızhan Hayatını Kaybetti

Ünlü türkücünün abisi Mehmet Yıldızhan bu sabah Ankara’ da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.



İzzet Yıldızhan'ın Abisi Mehmet Yıldızhan Hayatını Kaybetti

Saatler ne zaman ileri alınacak ?

yaz-saati-uygulamasina-29-mart-pazar-gunu-gecilecek_1542547_720_400


Yaz saati uygulamasına 29 Mart pazar günü geçilecek


Gün ışığından daha fazla yararlanmak amacıyla yaz saati uygulaması 29 Mart Pazar günü saat 03.00’ten itibaren saatlerin bir saat ileri alınmasıyla başlayacak.

Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yer alan Bakanlar Kurulu kararına göre, yaz saati uygulaması 25 Ekim 2015 Pazar günü saat 04.00’ten itibaren saatlerin bir saat geri alınmasıyla sona erecek.


MESAİ SAATLERİ DE DEĞİŞECEK


İstanbul ‘da yaz saati uygulamasının başlaması ile birlikte 30 Mart sabahı memurların mesai saatleri de değişecek.İstanbul Valiliği 26 Ekim tarihinde kış saati uygulaması ile birlikte mesai saatlerini 08.00-12.00 ile 12.30-16.30 olarak belirlemişti.


30 Mart 2015 tarihinden itibaren yeniden eski saatlere dönülecek ve memurların mesai saati 08.30-12.00 ile 13.00-17.00 arasında başlayacak.


Yaz saati uygulaması nedir?


Her ne kadar dünyadaki çoğu ülkede var olmasa da, yaz saati uygulaması yüksek enlemlerde sık rastlanan bir uygulamadır. YSU kullanılıyor YSU artık kullanılmıyor YSU hiç kullanılmadı


Yaz saati uygulaması (YSU) herhangi bir ülkede veya bölgede gün ışığından, sabahları daha az, öğleden sonra daha çok yararlanmak üzere, periyodik olarak, saatlerin belirli bir miktarda değiştirilmesidir. Genellikle, bu uygulama kapsamında saatler ilkbahar başlangıcında bir saat ileri, sonbaharda ise bir saat geri alınır.


Yaz Saati uygulaması neden uygulanır?


Çağdaş yaz saati uygulaması ilk defa 1895 yılında Yeni Zelandalı bir böcekbilimci olan George Vernon Hudson tarafından önerildi. O günden sonra birçok ülke bu uygulamayı benimseyerek kullanmaya başladı. Bununla birlikte, yaz saati uygulamaları ülkeler arasında farklılık gösterebilir.


Yaz saati uygulaması tartışmalıdır. Gün ışığından daha çok yararlanmak için gündüz saatlerine bir saat eklenmesi satış, spor ve iş saatlerine bağlı çeşitli etkinlikleri olumlu yönde etkilerken tarım, gece eğlenceleri gibi güneş ışığıyla beraber biten etkinliklere olumsuz etki yapar. Öte yandan, öğle saatlerine bir saat daha eklemek, trafik kazalarından kaynaklanan ölüm oranlarını da azaltmaktadır.


Ne var ki, uygulamanın sağlık ve suç oranları üzerindeki etkisi daha az belirgindir. Her ne kadar uygulamanın ilk hedeflerinden biri akşam saatlerindeki aydınlatma enerjisi tüketimini kısmak olsa da, günümüzde çağdaş ısıtıcı ve serinletici cihazların yaygınlaşmasıyla birlikte bu amacından sapmaya başladı. Öyle ki, 20. yüzyıl başlarında elektrik temel olarak aydınlatmada kullanılıyordu. Teknolojik gelişmeler yeni elektrik kullanım alanları yaratınca buradan elde edilen tasarruf azaldı. Bu bakımdan bu uygulamanın kullanılması çelişkili ve tutarsız bir hâl almaya başladı.


YSU’da ara sıra meydana gelen kaymalar başka zorlukları da beraberinde getirir. Bundan dolayı, zaman kaydetmede ve görüşmelerle yolculukların ayarlanmasında, faturalandırma, arşivcilik gibi işlerde, tıbbi cihazların ve iş makinelerinin kullanımı ile uyku düzeninde sorunlar meydana gelir. Yazılımlar genellikle bilgisayarların saatlerini otomatik olarak ayarlar. Ne var ki, bunun sınırları vardır ve özellikle YSU kuralları değiştiğinde hata olasılığı artar.



Saatler ne zaman ileri alınacak ?

Ölümcül virüs hızla yayılıyor

sondakika_720_400


Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, 170 vakada 11 ölüm yaşandığı açıklandı.

Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Eyüp Gümüş şunları söyledi:


“Vakalarda artış görüyoruz. Bu mevsimsel olarak diğer yıllara benzer bir artış görüyoruz. 2015 yılı itibariyle 3117 numune bize gelmiştir. Bunlar içerisinde 170 vakamız domuz gribidir. Bu vakalarda kaybettiğimiz oran da 11 vakadır. 11 domuz gribi vakamız hayatını kaybetmiştir. 2014’te 11, 2015’te 5 olmak üzere toplam şu ana kadar 2014-15 sezonu için konuşuyorum 16 vakayı kaybettik. Antalya, Kocaeli, Çanakkale, Sivas, Mersin bölgemiz içerisinde bulunuyor. Samsun’da da üç vakamızı kaybettik. Bu illerimizle ilgili yerinde değerlendirme de yapılıyor. Bu yıl bir artış salgın var mı, bilim kurulumuz herhangi bir salgın olmadığı konusunda mutabık kalınmıştır.”


“Grip döneminin devam etmesi hasebiyle nisan sonuna kadar, illerle ilgili çalışmalarımızı paylaşıyoruz. Genelgemizle kamu hastanemize başvuranların gribal vakalarını takip altına alıyoruz. Kamuoyunu şu açıdan bilgilendirmemiz önemli. Risk grubundaki hastalarımızın daha yakın takip açısından ilgili kurumlarla, huzurevleri yaşlı bakım evleri takibi açısından takip edeceğiz hastalarımızı. Beslenme alışkanlığımız ve hijyen çok önemli. El yıkamamız çok önemli. Yine gribe yakalanan vatandaşlarımız bazen ihmal ediyorlar hekime gidişlerini, geçmeyen gribal enfeksiyon diyelim. Vakalarımızın bir kısmı geç ulaşıyor, solunum yetmezliğine kadar giden bir süreci oluşturuyor. Yakalanan hastalarımızı takip altına almak, engel olmak, tedbirlerimizi almaya devam edeceğiz. Yoğun aşılama periyoduna girmemiz söz konusu değil. Bir ay içinde grip sezonu kapanıyor. Ama tedbirlerimizi artıracağız. Antiviral ilaç organizasyonu yapılmıştır. Kamu hastanelerimizden hastalara ücretsiz olarak verilecektir. Grip sadece soğuk algınlığı deyip geçmemek gerekiyor. Yakalanan hastalarımızın sıvı desteği, vitamin desteği almaları gerekiyor. H1N1 için konuşuyorum, 2012-2013 yılında 812 pozitif vaka var. 2013-2014 te 17 grip vakası var.”


Gümüş, “Küçük çocuklar için önlem alınacak mı?” sorusunu “Çocuk vakamız yok ama bilim kurulumuz bu konuyu ayrıntılı değerlendirdi. Dilerseniz kendilerine söz verebiliriz” diye cevapladı.


KOCAELİ’NDE DOMUZ GRİBİNDEN ÖLÜM


Kocaeli Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Şenol Ergüney, yaptığı yazılı açıklamada, 10 Mart’ta ateş şikayetiyle Darıca Farabi Devlet Hastanesi’ne başvuran S.T’nin, H1N1 virüsü (domuz gribi) şüphesiyle yoğun bakım ünitesinde yatarken 12 Mart’ta vefat ettiğini belirtti.


İl Sağlık Bulaşıcı Hastalıklar Şubesi’ne gönderilen numunede S.T’de H1N1’in pozitif çıktığını ifade eden Ergüney, Kocaeli’nde H1N1 müspet olan başka vaka bulunmadığını bildirdi.


Ergüney, bugün bazı basın yayın organlarından çıkan haberlerde belirtildiği gibi G.A’nın vefat nedeninin domuz gribi olmadığını belirterek, şunları kaydetti:


“Ölümü olası Pulmoner Emboli’dir. Bu hasta 13 Mart’ta solunum sıkıntısı şikayetiyle Darıca Farabi Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne başvurmuş, Pulmoner Emboli ön tanısıyla izlenirken acil serviste vefat etmiştir.”


ANAMUR’DA DOMUZ GRİBİ PANİĞİ


Mersin’in Anamur İlçesi’nde avukat 31 yaşındaki Hüsnü Uysal ile ev kadını 56 yaşındaki Eşme Demir’in ardından, ağır gribal enfeksiyon şikayetiyle tedavi gören 30 yaşındaki Yaşar Küçükalıç’ın bugün ölmesi ‘domuz gribi’ paniği yarattı. Bu kişilerden alınan kan örnekleri, Ankara Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü’ne gönderilerek ‘domuz gribi’ olup olmadığı incelenecek.


Anamur’da ağır gribal enfeksiyona yakalanan avukat Hüsnü Uysal, rahatsızlanınca kaldırıldığı Anamur Devlet Hastanesi’nde geçen cumartesi günü hayatını kaybetti. Anamur’da aynı şikayetle hastaneye kaldırılan 3 çocuk annesi Eşme Demir de sağlık durumunun ağırlaşması üzerine sevk edildiği Mersin Devlet Hastanesi’nde dün akşam yapılan müdahaleye karşın kurtarılamadı.


İlçede her iki ölüm de ‘domuz gribi’ şüphesi uyandırırken, ölenlerden alınan kan örnekleri ise Ankara’ya gönderildi.


İki ölümle ilgili araştırma sürerken yine Anamur’dan Mersin Devlet Hastanesi’ne 1 hafta önce ağır gribal enfeksiyon şikayetiyle getirilen Yaşar Küçükalıç’ın bugün öldüğü bildirildi. Küçükalıç’tan da domuz gribi şüphesiyle kan örneklerinin aynı laboratuvara gönderildiği bildirildi.

Anamur Kaymakamı Cengiz Cantürk, kan örneklerinin alındığını tahlillerde H1-N1 virüsü bulunup bulunmadığının alınacak sonuçla ortaya çıkacağını söyledi.


Ölümler Anamur’da ‘domuz gribi’ korkusu oluştururken 1 ay önce de Anamurlu gazeteci Turhan Ada ağır gribal enfeksiyonu nedeniyle hayatını kaybetmişti.


HALK SAĞLIĞI MÜDÜRÜ: MERSİN’DE DOMUZ GİRİBİ VAKASI YAŞANMADI


İl Halk Sağlığı Müdürü Dr. Aytekin Kemik, yaşamını kaybeden vakalarda domuz gribi virüsüne rastlanmadığını belirtti. Ölümlerin bağışıklık sisteminin güçsüzlüğü ve diğer etkenlerden kaynaklandığını ifade eder Dr. Kemik, “Domuz gribi eski etkinliğini kaybetti. Normal griple aynı formatta gidiyor. Gribin, ölüm riski olan bir hastalık olduğunu biliyoruz. Grip yaşlılar ve çok küçük çocuklar için, şeker, akciğer enfeksiyonu olan bir insan için, bir kanser hastası için veya başka ilaçlar kullanan insanlar için ölümcül bir hastalıktır. Şimdiye kadar alınan örneklerde domuz gribi virüsüne rastlanmadı. Bugüne kadar domuz gribi üremiş hiçbir vakamız yok” dedi.


Öte yandan Mersin Devlet Hastanesi’nde yaşamını kaybeden Yaşar Küçükalıç’ın cenazesi de toprağa verilmek üzere yakınlarına teslim edildi. Cenazeyi teslim alan eniştesi Mustafa Taşkın, “Biz cenazemizi alırken söylenen şey; ‘Cenaze açılmayacak, defnedecek olan insan tedbirini alacak, sizinle temas etmeyecek, cenaze başka araba siz başka araba ile gideceksiniz’ dediler. Bu durum yeterince şüphe yaratıyor. Önlem alınmasını istiyoruz” dedi.


Küçükalıç’ın cenazesi toprağa verilmek üzere Anamur’a götürüldü.


(AJANSLAR)



Ölümcül virüs hızla yayılıyor

Özgecan Aslan'ın Adli Tıp raporu tamamlandı

ozgecan-aslanin-adli-tip-raporu-tamamlandi_1542644_720_400


Türkiye’nin ciğerini dağlayan Özgecan Aslan’ın katledilmesiyle ilgili Adli Tıp raporu tamamlandı.Raporda ‘ceset tanınmayacak şekilde yanmış. Cinsel saldırı bulgusuna ulaşılamadı, Özgecan’ın tırnaklarında zanlı Suphi Altındöken’in DNA’sı çıktı’ denildi.

Mersin’in Tarsus ilçesinde öldürülerek cesedi yakılan Özgecan Arslan’ın, ölü muayene işlemi sırasında kimliğinin tespit edilemediği ortaya çıktı.


Tutanakta “Ceset aşırı derecede yanmış olduğundan ve yanığın kemiklere kadar inerek, kemikleri ortaya çıkardığı görüldüğünden kimlik tespit edilemedi” deniliyor.


Cesetin tespiti için kıl, kan ve doku örneklerini değerlendiren Adli Tıp Kurumu’nun hazırladığı biyoljik raporla birlikte cesedin Özgecan’a ait olduğunu tespit edildi.


TECAVÜZ BULGUSU YOK


Bu arada, cinsel saldırı bulgusuna ulaşılmazken; Özgecan’ın ellerinde ve tırnaklarında saldırgan Suphi Altındöken’in DNA’sı çıktı. Prof. Dr. Ümit Biçer, bu bulguların Özgecan’la saldırgan arasında bir boğuşmaya delil olduğunu söylüyor.


Ölü Muayene Tutanağına göre Özgecan Arslan’ın cesedi, gelen ihbar üzerine 13 Şubat’ta saat 08.37’de Alman Mezarlığı mevkisinde bulunan eski asfalt yola 250 metre mesafede bulundu.


Savcı Hakan Gökalp Uçan saat 09.30’da olay yerine gelerek, inceleme yaptı.


Tutanağa göre “Cesedin tali yolun aşağısındaki yarda yanmış halde olduğu görüldü.” Arslan’ın sırtüstü yattığı belirtilerek, “Vücut bütünlüğünün tam olmadığı görülmüştür” denildi. Daha sonra ceset, ölü muayene işlemi için Tarsus Devlet Hastanesi’ne getirildi.


CESET YANIK OLDUĞUNDAN KİMLİĞİ SAPTANAMAMIŞ


Tutanağa göre, Özgecan Arslan’a ait cesedin kimlik tespiti yapılamadı.


Tutanakta, “Her ne kadar 22 yaşında olan Özgecan Arslan’ın kayıp olduğunun kolluk güçlerine bildirildiği, bu yönde çalışmalar yapıldığı anlaşılsa da ceset aşırı derecede yanmış olduğundan, yanığın kemiklere kadar inerek, kemikleri ortaya çıkardığı görüldüğünden kimlik tespit edilemedi” denildi.


Cesedin dış muayenesi bakımından da “Aşırı derecede cilt altı ve kemik dokusuna kadar bütün vücut yanık olduğundan dolayı harici muayene yapılamamıştır” ifadeleri kullanıldı.


Bu nedenle cesedin kimliğinin tespiti için kıl, kan ve doku örnekleri üzerinden yakınlarıyla karşılaştırmak üzere DNA örneği çıkartılmasına, cinsel saldırı emaresinin olup olmadığının tespiti için de ceset üzerinde başka şahıslara ait kıl, kan ve sperm olup olmadığının araştırılmasına karar verildi.


Bunun üzerine örnekler, Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı Biyolojik İhtisas Dairesi Başkanlığı’na gönderildi.


Adli Tıp Kurumu’nun 27 Şubat’ta hazırladığı raporu savcılığa sundu. Raporda cesedin Özgecan Arslan’a ait olduğu, DNA’sının yüzde 99,9 oranında annesi Songül Arslan’la uyumlu olduğu saptandı.


Böylece cesedin Özgecan Arslan’a ait olduğu kesinlik kazandı. Cinsel saldırı iddiasına ilişkin Özgecan Arslan’ın genital ve anal bölgesinde herhangi bir sperm örneğine rastlanmadı.


Ancak Özgecan Arslan’ın kesik ellerinde ve tırnaklarında Suphi Altındöken’e ait DNA’lar bulundu. Altındöken’in elinde de Özgecan Arslan’a ait DNA’lar tespit edildi.


Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Ümit Biçer, bu bulgular ışığında Özgecan Arslan ile Suphi Altındöken arasında bir boğuşma yaşandığını belirterek;


“Sanığın çocukla mücadelesini gösteren bir durum var. Bir boğuşmanın varlığını düşündürüyor. Ama tecavüz konusunda konusunda bir şey söylemek mümkün değil” diye konuştu. (Kaynak: Radikal)



Özgecan Aslan'ın Adli Tıp raporu tamamlandı

Ayaklarınızı yaza hazırlayın!

ayak_bakimi_pedikur


Yazın yaklaşmasıyla dolaplardan dışarı çıkan açık ayakkabılar, mükemmel görünümlü ayaklar ister. Yumuşacık, pürüzsüz ayaklara sahip olmak, doğru ojeyi bulmak ve ‘şiş ayak’ sendromuna son vermek için kolları şimdiden sıvayın!

Güzel ayaklara sahip olmanın tek yolunun, oje sürmekten ibaret olmadığını biliyorsunuzdur. Özellikle yaz aylarında, 15 günde bir pediküre gitmek bile yeterli olmaz. Gün boyunca vücudunuzun bütün ağırlığını taşıyan ayaklarınızın çok daha fazla özene ihtiyacı var. Evde uygulayacağınız bir bakım rutini, ayaklarınızın her daim formda ve bakımlı olmasını sağlar. Güzellik ve bakım sitesi Mascarammaxx. com; bakımlı ayakların sırrını derledi…


 


PEDİKÜR ZAMANI

Ayağınızı haftada bir defa, 10 dakika ılık suda bekletin. Suyun içine birkaç damla bebe yağı veya benzeri bir vücut yağı damlatın. Sudan çıkardıktan sonra ayaklarınızı havluyla kurulayın ve ayak törpüsüyle törpüleyin. Ayaklarınızın üst kısmındaki ölü derilerden kurtulmak için sert partiküllü bir eksfoliant ile iyice ovun. Ayağınızı iyice duruladıktan sonra kurulayın ve bir vücut yağı ile masaj yapın. Ardından bol bol nemlendirici sürün. Son olarak da tırnak etlerinizi tahta bir çubukla geriye itin. Artık oje sürmeye hazırsınız.


 


ACİL BAKIM

Çok kuru ve kalın ayak derisinin kurtarıcısı, limon suyudur. Limonu ortadan ikiye kesin. Topukları ve diğer sertleşmiş yerleri bir dakika boyunca limonla sertçe ovun. Ayakları yumuşatmak ve açık sandaletlere yaraşır bir hale getirmek için mankenlerin uyguladığı bir yöntem var: Gece yatmadan önce ayaklarınıza vazelin sürün ve gevşek bir şekilde plastik folyo sarın. Üzerine koton bir çorap giyip yatın; sabah kalktığınızda ayaklarınız yumuşacık olacaktır.


 


GÜNLÜK RUTİN

Ayaklarınızdaki derinin sertleşmesini önlemek için her duş sırasında ayaklarınızı törpüleyin ve her akşam yatmadan önce ayaklarınıza nemlendirici sürmeyi; diş fırçalamak gibi bir alışkanlık haline getirin. Sürdüğünüz kremin özellikle ayaklar için tasarlanmış olmasına dikkat edin. İçinde yüksek oranda AHA bulunan kremler; ayak derinizin sertleşmesini engeller.


 


RENK PINARI

Bronz tene en çok yakışan oje rengi, canlı tonlardır. Yanmış bir ayakta kırmızı renk ucuz görünebilir. Ellerinize de oje sürecekseniz, ayaklarınızdakiyle aynı dokuda olmasına özen gösterin. Hollywood yıldızlarının ayak güzelliği konusunda en çok güvendikleri isim olan Deborah Lippmann, “Ayaklarınıza sedefli veya pırıltılı oje sürüyorsanız; ellerinize mat oje sürmeyin. Aynı şey tersi için de geçerli” diyor.


 


KUM TERAPİSİ

Yazları kumsalda yürümek, ayaklara çok iyi gelir. Kum; ayaklardaki ölü derilerin atılmasını sağlar, aynı zamanda masaj etkisi de yapar.


 


DERMATOLOG ZİYARETİ

Yanlış ayakkabılar giymek yüzünden ayaklarınızda oluşan yaraların kabukları düştüğünde, hiçbir şekilde geçiremediğiniz kahverengi izler kalabilir. Böyle bir durumda bir dermatologa başvurabilir ve o bölgelere mikrodermabrazyon yaptırabilirsiniz.



Ayaklarınızı yaza hazırlayın!